Sergi Manifestosu
KIRILGAN ZERAFET
Serginin diğer anlatısını Billur Akgün'ün seramik çalışmaları oluşturur.
Sanatçı, gündelik hayatın tanıdık nesnelerinden biri olan çantayı seramikle yeniden yorumlayarak işlevi askıya alır ve onu heykelsi bir forma dönüştürür.
Gündelik eşyalar, zamanla onları kullanan kişinin izlerini taşır.
Bir çantayı taşıma biçimimiz, ona dokunuşumuz, hatta zor anlarımızda onu sıkışımız, nesnenin formunda iz bırakır.
Böylece nesne, yalnızca bir obje olmaktan çıkar; hafızayı, duyguyu ve kimliği taşıyan bir yüzeye dönüşür.
Billur Akgün'ün çalışmaları, zanaat ile çağdaş ifade arasında bir denge kurarken; fotoğraflar ve seramikler bu sergide karşıt değil, birbirini tamamlayan iki anlatı oluşturur.
“Bir tarafta doğanın kırılgan dengesi, diğer tarafta formun kırılgan zarafeti yer alır. Doğaya bakan bir göz ile formu şekillendiren bir elin kurduğu sessiz diyaloğa tanıklık ediyoruz.”